Biyografi

Adnan Çoker Kimdir? Evi nerede? Nerede oturuyor?

Adnan Çoker kimdir?, Adnan Çoker kaç yaşında?, Adnan Çoker evi nerede?, Adnan Çoker nerelidir? Adnan Çoker ev adresi?, Adnan Çoker kaç yaşında?, Adnan Çoker nerede oturuyor?, Adnan Çoker nerede yaşıyor? gibi sorularınızı yanıtlamak için Adnan Çoker hakkında ayrıntılı bir biyografi sayfasını siz değerli okurlarımız için bir araya getirdik. 20.Ekim.1927 senesinde doğan Adnan Çoker şu an için 94 yaşında ve Terazi burcundandır. Adnan Çoker doğum yeri ise İstanbul olarak bilinmektedir. Meslek yaşamını ise Ressam olarak devam ettirmektedir.

Adnan Çoker Kimdir? – Adnan Çoker Evi Nerede? – Adnan Çoker Nerede Oturuyor?

Adnan Çoker Kimdir?, evi nerede?

Adnan Çoker, 20 Ekim 1927 tarihinde İstanbul Süleymaniye’de doğmuştur. Doğduktan altı ay sonra annesi Ayşe Saniye Hanım vefat etti. 1928 senesinde Samatya’ya taşındılar. 1934-1939 Samatya Hacı Kadın İlkokulu’nda, 1939-1942 Davut Paşa Ortaokulu’nda, 1942 Afyon Lisesi’nin Orta kısmında 1 yıl okudu. Resim öğretmeni Enver Kınavlı kendisiyle yakında zamandan zaman harcayarak okulu bitirdikten sonra Güzel Sanatlar Akademisi’ne girmesini öğütledi. 1943 senesinde Namık İsmail’in Akademide müdürlük yaptığı dönemin müdür muavini Sait Akkaya tarafından Akademi’ye kaydettirildi. 1944-1945 senelerında Güzel Sanatlar Akademisi, Galeri eğitiminde Şefik Bursalı’nın öğrencisi oldu. 1945-1951 Ahmet Zeki Kocamemi Atölyesi’nde 6 yıl çalıştı. Halil Dikmen’den kompozisyon bilgileri edindi. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nden 2 Temmuz 1951 tarihinde mezun oldu. Adnan Çoker, o senelerda kısa bir süre ”çizgi resim” çalışmaları yaptı; Akademi yarışmalarında çeşitli ödüller aldı.

Adnan Çoker, 1951-1952 senelerında Yedek Subay olarak askerlik görevini yaptıktan sonra, 1953-1955 senelerında Ankara ve İstanbul’da desinatör ve haritacı olarak çalıştı. 1953’te Ankara’da, “Sergi Öncesi” adı altında açtığı ilk kişisel sergisini, 1954’te Ankara’da, 1955’te İstanbul’da açtığı sergiler izledi. 1951-1955 senelerında bazen Heykeltraş Ali Hadi Bara ile “Espas” çalışmaları yaptı.

Avrupa imtihanını kazanan Adnan Çoker, 29 Aralık 1955 tarihinde devlet bursu ile Paris‘e gitti. 1955-1957 senelerında Andre Lhote’un, 1957-1960 senelerında da Henri Goetz’in atölyelerinde çalıştı. Bunun yanında fırsat buldukça İspanya, Belçika ve Hollanda müzelerinde araştırmalar yaptı. Ayrıca İtalya ve İsviçre’de meslek eğitim hayatına ilişkin incelemelerde bulundu. 1960 Mart ayında eğitimini tamamlayarak İstanbul’a döndü ve Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü asistanı oldu.

1961 senesinde fotoğraflarını İstanbul Alman Kültür Merkezi’nde “Paris Çalışmaları” adıyla sergiledi. Aynı yıl Viyana, Münih ve Venedik’te araştırma gezileri yaptı. Akademide seyirci önünde, öğrencilerle birlikte, müzik eşliğinde resim gösterileri düzenledi.

1961 senesinde İstanbul Festivali Resim-Heykel Sergisi’nde ve 1962’de 23. Devlet Sergisi’nde birincilik ödülleri aldı. 1962’de guvaş resimleriyle bir sergi açtı.

1963 senesinde Altan GürmanSarkis ZabunyanDevrim Erbil ve Tülay Tura ile “Mavi Grup“u kurdu. 1964 senesinde, Fransız bursu ile ikinci kez Paris‘e gitti. Stanley William Hayter Atölyesi’nde gravür, Henri Goetz Atölyesi’nde boya etüdlerini devam ettirirken ‘Siyah Fon’lu Resimler’e başladı. 1965’te bu çalışmalarını Salzburg Yaz Akademisi’nde Vedova atölyesinde sürdürdü.

1966’da Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Resim Bölümü öğretim kullanıcı hesabıne atandı ve aynı yıl kolajlarıyla bir sergi düzenledi. 1968 senesinde Budapeşte’de açıları Türk Grafik Sanatı Sergisi komiseri olarak Macaristan’a gitti.

1970’e doğru sanatında yeni bir dönem başlayan Adnan Çoker, bu dönem çalışmalarını “Siyah Resimler” ve “Siyah Simetri” adını verdiği iki ayrı sergiyle İstanbul’da gösterdi. Yağlıboya, pastel, gravür, asamblaj ve akrilik metotlarıni uyguladığı bu resimlerin gösteriminde, elektronik müzikten yararlandı. 1973 DYO Sergisi’nde başarı, 1976’da İskenderiye bienalinde ikincilik ödülleri aldı.

1969 senesinde, Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde, doçent unvanını aldı. 1976’da, Güzel Sanatlar Akademisi, Resim Bölümü profesörlüğüne, 1977’de İstanbul Resim ve Heykel Müzesi Müdürlüğü’ne atandı. 1979’da, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi Müdürlüğü’nden istifa etti. 1983’te Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü Başkanlığı’na getirildi. 1985’te MSÜ, Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Başkanlığı’ndan istifa etti. 

Birçok kurum ve özel koleksiyonda yapıtları bulunan Çoker yaşamını İstanbul‘da sürdürmektedir.

Ödülleri :
1944 – Afyon ressamları içerisinde açılan resim müsabakasında figür desenleri ile birincilik ödülü aldı.
1951 – İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi “Kore” yarışması Resim 1. Ödülü
1961 – İstanbul Sanat Festivali Resim ve Heykel Sergisi, Resim 1. Ödülü
1962 – 23. Devlet Resim ve Heykel Sergisi Resim 1. Ödülü
1973 – 7. DYO Resim Sergisi, Başarı Ödülü
1976 – Uluslararası 11. İskenderiye Bienali Resim 2. Ödülü
1981 – Türkiye İş Bankası Resim Büyük Ödülü
1982 – Ev Dekorasyonu Dergisi Onur Ödülü
1990 – III. Uluslararası Asya-Avrupa Sanat Bienali, “Dostluk ve Barış Sanat Ödülü”
1994 – Sedat Simavi Vakfı Görsel Sanatlar Ödülü’nü reddetti.

Adnan Çoker’in sanat anlayışı :
Adnan Çoker’in sanatı iki döneme ayrılabilir. 1970 öncesi ve 1970 sonrası. 1970 öncesi döneminin resimleri genellikle soyut anlatımcılığa dayanır. 1970’e doğru bu yoldaki özgür renkçiliğin şematik şekillere, net ve geometrik ama hacimsel bir soyutçuluğa dönüştüğü görülür. Geleneksel Türk mimarlığının iç uzam kavramından yola çıkarak, bu kavramın esinlendirdiği gizemsel anlamı soyut bir hacim anlayışıyla bağdaştırmaya çalışan Adnan Çoker’in bakışımlılığı temel alan bu tür resimlerinde, anlatısallık ve yücelik, bir denge ve huzur uyumuyla bütünleşmiştir. Osmanlı ve Selçuklu anıtsal mimarlığının, iç uzamı dış dünyaya açan sivri kemerli kapı ve pencere motifinden yola çıkılarak oluşturulan bu uyum, sanatçının deyimiyle bir “kalıp şekil”e dayanır. Yani geometrik ve alışılmış şekilcilikten ayrılır.

Pembe, mor ve siyah tonların yalın uygulamasını temel alan bir sadeleşme ilkesinden hareket eden ışık, bu resimlerde, geleneksel mimarlığın yapı özelliğinden çıkarılmış bir öğedir, ama, soyut uzamsal bir disiplinin etkileyici nüansını da içerir. Siyah rengin “mutlak”, “tarafısız” ve “edilgen” etkisi, bir yorum vurgusunun eşliğinde ele alınmıştır.
Kaynak:Bilgisayfam.net

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu