Biyografi

Ali Suavi Kimdir? Evi nerede? Nerede oturuyor?

Ali Suavi kimdir?, Ali Suavi kaç yaşında?, Ali Suavi evi nerede?, Ali Suavi nerelidir? Ali Suavi ev adresi?, Ali Suavi kaç yaşında?, Ali Suavi nerede oturuyor?, Ali Suavi nerede yaşıyor? gibi sorularınızı yanıtlamak için Ali Suavi hakkında ayrıntılı bir biyografi sayfasını siz değerli okurlarımız için bir araya getirdik. 08.Aralık.183920.Mayıs.1878 senesinde doğan Ali Suavi şu an için 39 yaşında ve Yay burcundandır. Ali Suavi doğum yeri ise İstanbulİstanbul olarak bilinmektedir. Meslek yaşamını ise YazarGazeteci olarak devam ettirmektedir.

Ali Suavi Kimdir? – Ali Suavi Evi Nerede? – Ali Suavi Nerede Oturuyor?

Ali Suavi Kimdir?, evi nerede?

Osmanlı padişahı Abdülhamit II’e karşı gerçekleştirdiği başarısız darbe girişimi ile bilinen bir tarihî kişiliktir.

Ali Suavi, 8 Aralık 1839 tarihinde İstanbul’da Cerrahpaşa semtinde kâğıt tüccarı Çankırılı Hüseyin Ağa’nın oğlu olarak doğmuştur. İlköğrenimini Davutpaşa’daki rüştiyede yaptıktan sonra Şehzadebaşı Camii’nin medrese ve okulunda din ve genel kültür dersleri aldı. 1856 senesinde halen 17 yaşındayken babasıyla Mekke‘ye gidip hacı oldu.

Medresede Arapça ve Farsça, daha sonra gittiği Avrupa’da Fransızca ve İngilizce öğrendi. Memuriyet hayatına İstanbul‘da bir askerlik şubesinde kâtip olarak başladı. Üç yıl kadar bu görevde bulunduktan sonra, öğretmen seçimi için yapılan sınavı kazandı ve “muallimi evvel” (öğretmen) oldu. 1858’de Simav’da Kuşu Medresesinde hocalık yaptı. Daha sonra atandığı Bursa’da bir müddet rüştiyede öğretmenlik yaptı. Öğretmenlik görevinin bunun yanında Bursa Ulu Cami’de vaazlar veriyordu. 1864-1866 senelerında Rumeli’de idari görevler aldı ve Filibe’de rüştiyede öğretmenlik yaptı. Batılı tarzda bir okulda öğretmenlik yapmasına rağmen sarıklı idi. Okullarda konferanslar, camilerde vaazlar verdi. Filibe’de iken Yeşiloğlu Camii’nde verdiği saray karşıtı vaazlar ve diğer nedenlerle bölgenin mülki idare amiri tarihçi Ali Bey’le arası açıldı ve görevinden azledildi; 1866 senesinde İstanbul‘a döndü.

İstanbul’da Şehzadebaşı Camii’nde vaaz vermeye devam etti. 1867 yılı Ocak ayından beri Muhbir adlı gazetede yazılarını yayımlayarak gazetecilik yapmaya başladı. Şehzadebaşı Camii’nde verdiği vaazlar ve Muhbir gazetesinin 32. sayısında yayına giren siyasi makalesi sebebiyle bir gece ansızın tutuklanıp Kastamonu’ya sürüldü.

Padişah Abdülaziz ile arası iyi olmayan Mısır prensi Mustafa Fazıl Paşa, siyasi görüşleri sebebiyle İstanbul’daki görevlerinden alınıp Anadolu illerine atanmış olan Tanzimat Dönemi edebiyatçılarından Erzurum Vali Muavinli’ne atanan Namık Kemal ve Kıbrıs Mutasarrıflığı’na gönderilmiş olan Ziya Paşa ile birlikte Ali Suavi’yi Paris’e davet etti. Üçü, Türkiye‘den kaçarak Marsilya‘da buluştu; 30 Mayıs 1867’de birlikte Paris‘e gittiler.

Padişah Abdülaziz’in 1867 senesinde Paris‘i diplomatik ziyareti esnasında Fransız polisinin isteğiyle, Namık Kemal ve Ziya Paşa ile birlikte ülkeyi terk ederek Londra’ya gittiler. 31 Ağustos 1867 tarihinde Mustafa Fazıl Paşa’nın maddi desteği ile Londra’da “Muhbir” gazetesinin ilk sayısını çıkardı.

Londra’da “Muhbir” gazetesini 50 sayı yayımladıktan sonra Ali Suavi‘nin sert üslubu ve gazetenin daha ilk nüshalarından beri kararlaştırılmış hedeflerin dışına çıkması sebebiyle Osmanlı hükûmeti ile barışmak isteyen Mustafa Fazıl Paşa‘yı tatmin etmeyince gazete Kasım 1868’de maddi güçlükler sebebiyle kapandı. Bundan sonra Namık Kemal ve Ziya Paşa’nın birlikte Londra’da çıkardıkları Hürriyet gazetesinde yazmaya başladı.

Ali Suavi, Londra‘da tanıştığı Mary adındaki bir İngiliz hanım ile evlendi.

1869 senesinde Fransa‘ya geçerek “Ulum” adlı gazeteyi çıkardı ve bu gazetede Türkçülük akımına öncülük etti. 1870-1871 senelerı içerisinde olan Fransa-Prusya Savaşı sonucu Paris Almanlar tarafından kuşatılınca Ulum gazetesini 25. sayıda kapatmak zorunda kaldı.

1872 senesinde Padişah Abdülaziz’in doğum günü sebebiyle çıkan genel aftan yararlanarak kaçak olan Genç Osmanlılar’ın büyük bölümü İstanbul’a döndü. Ancak Ali Suavi’ye İstanbul dışında bir ile gitmesi şartı getirildiğinden dönmeyip Paris’te kaldı.

Ali Suavi, 1876 senesinde Abdülhamit II’in tahta çıkmasından sonra verilen izinle İstanbul’a dönebildi.

Eski sadrazam Mithat Paşa aleyhine yazıları ile Abdülhamit II’in gözüne giren Ali Suavi, Yıldız Sarayı Kütüphanesi Müdürü olarak vazifelendirildi. Şubat 1877 tarihinde Galatasaray Sultanisi (Galatasaray Lisesi) müdürlüğüne getirildi. Kendisinden daha liberal ve batı yanlısı düşüncelere sahip olan Maarif Nazırı Münif Paşa ile anlaşamadı ve 28 Ekim 1877 tarihinde görevden alındı. Bu olaydan sonra Abdülhamit II yönetiminin şiddetli bir karşıtı oldu.

Bu görevden alındıktan sonra işsiz olduğu sırada örgütlediği birkaç yüz kişi Rumeli göçmeni ile Çırağan Sarayı’nı basarak Abdülhamit II’e karşı darbe yapmak ve V. Murat’ı tahta geçirmek istedi; bu girişimi esnasında olay yerine yetişen Beşiktaş karakol komutanı Yedi Sekiz Hasan Paşa tarafından başına aldığı sopa darbesiyle yaşamını kaybetti. Ali Suâvî’nin adamlarından yirmi bir kişi ölüp, on yedi kişi yaralı olarak kurtuldu. Olay iki saat içinde bastırıldı.

Ali Suavi, Osmanlı Devleti’nin siyasi ve sosyal sıkıntılarına çözüm bulmak için kafa yormuş, İslam’ı referans olarak almış ve Türkçü, Turancı görüşler öne sürmüş bir kişiydi. Sultan Abdülaziz zamanında Genç Osmanlılar ile birlikte Paris ve Londra’da bulundu; hükûmet aleyhine yazılar yazdı; gazete çıkardı. Abdülhamit II zamanında yurda dönmüş; bir süre Galatasaray Sultanisi müdürlüğü yapmıştır.

Ali Suavi, 20 Mayıs 1878 tarihinde İstanbul’da 39 yaşında ölmüştür. Yıldız Sarayı civarında bir yere toprağa verildi. Eşi Mary, olayla alakalı belgeleri yaktıktan sonra Londra’ya kaçtı.

Kendi ifadesine göre Ali Suavi’nin kaleme aldığı kitaplarının sayısı 127’dir. Çoğu basılmamış, bir kısmı kaybolmuş, arandığı halde bulunamamıştır. Bugün 14 kitabı ile tercüme ettiği 4 eseri mevcuttur.

Başlıca Eserleri :
1870 – Kamus Ül-Ulum Vel-Maarif, (Paris, Türkçe Batı misal verilecek olursae uygun ilk ansiklopedi, yarım kalmıştır.)
1873 – Hive (Paris)
1873 – Nasıreddin Chah d’Iran (Paris)
1875 – Devlet Yüz On Altı Buçuk Milyon Lira Borçtan Kurtuluyor (Paris)
1876 – Montenegro-A Propos De L’Herzegovine (Paris)
Taharriyat-ı Suavi alâ Tarih-i Türk, Saydu’l Mefkûd (2 cilt)
1907 – Defter-i Âmâl-i Ali Paşa / Ali Paşa’nın Siyaseti
1908 – Hukuk-üş Şevari
Kaynak:Bilgisayfam.net

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu