Biyografi

Attila Kimdir? Evi nerede? Nerede oturuyor?

Attila kimdir?, Attila kaç yaşında?, Attila evi nerede?, Attila nerelidir? Attila ev adresi?, Attila kaç yaşında?, Attila nerede oturuyor?, Attila nerede yaşıyor? gibi sorularınızı yanıtlamak için Attila hakkında ayrıntılı bir biyografi sayfasını siz değerli okurlarımız için bir araya getirdik. ??.??.0395??.Mart.0453 senesinde doğan Attila şu an için 58 yaşında ve burcundandır. Attila doğum yeri ise İtil, Hun İmparatorluğuPannonia, Macaristan olarak bilinmektedir. Meslek yaşamını ise Devlet Başkanı olarak devam ettirmektedir.

Attila Kimdir? – Attila Evi Nerede? – Attila Nerede Oturuyor?

Attila Kimdir?, evi nerede?

Avrupa Hun İmparatorluğunun hükümdarıdır.

Attila, 395 senesinde Hazar Denizi’nin kuzeybatısında bulunan İtil’de doğmuştur. Babası Muncuk Han’dır. Bleda adında abisi vardı. Attila’nın babası Muncuk, beşinci yüzyılın başlarında birlikte Hun İmparatorluğu’nu yöneten Oktar ve Rua’nın kardeşiydi. Attila, babasının ölümünün sonrasında bozkırda tek başına yaşam mücadelesi verirken, amcası Rua tarafından bulunmuş ve koruma altına alınmıştır. 434 senesinde hükümdar amcası Rua’nın ölümünden sonra abisi Bleda ile Hunların ortak hükümdarları seçildi. 445’te abisi Bleda bir süikast sonucu ölünce Attila Hun İmparatorluğu’nun tek hükümdarı oldu.

Attila, çocukluğundan beri fazla iyi bir eğitimden geçmiştir. Henüz gençlik dönemlerinin başında çok iyi kılıç, kırbaç, ok ve yay kullanabiliyor, at binmede gösterdiği mahirliği ile tanınıyordu. Attila, Hunların konuştuğu, Türk dilleri ailesine mensup ana dili olan Hunca’dan başka dönemin gerekliliği olarak Gotların dilini de öğrendi, bunun bunun yanında yetişkinliğinde Latince ve Grekçe de konuşmayı öğrendi.

Hunlar 370’lerde Volga Nehrini geçtiler ve Alanların topraklarına yerleştiler. Ardından Karpatlar ile Tuna içindeki Got Krallığına saldırdılar. Askeri birliklerinin temelini oluşturan atlı okçuları yenilmezlik hususunda ün kazanmış, savaş alanında bi hayli hareketli savaşçılardı ve Cermen kabileleri onlara karşı koyamıyordu.

Kendisinden önce Asya’dan batıya göç eden kabileler halindeki Hunlar Avrupa’ya girmiş ve Got’ları sürerek binlerce Got’un Roma İmparatorluğu’na sığınmasına sebep olmuştu. Ama Hun kabileleri dağınıktı. Attila, aşağı yukarı tüm Hun kabilelerini birleştirdi. Bunun yanında Romalılarla kısa süreli bir barış anlaşması yaptı. Bazı Roma isyanlarının bastırılmasına, Romalıların Franklar ve Vizigotlar gibi Cermen kabilelerinden gelen tehditleri bastırmasına yardımcı oldu. Orta Çağ batı kaynaklarında acımasızlığı ile ün salmıştır. Avrupa’da “Tanrının Kırbacı” olarak anılmaktadır.

Buna karşın Cermen (Alman) efsanelerinde Attila, çok büyük ve iyiliksever bir hükümdardır. Bunun nedeni Attila’nın sarayında fazlasıyla Germen hükümdarının yaşamış olmasıdır.

Attila’dan bahseden mühim destanlardan bir diğeride Nibelungen Destanıdır. Hun-Germen savaşlarını anlatan bu destanda, Attila, Etzel ismiyle geçmektedir. Etzel, kudretli bir otoriteye sahip, barış yanlısı bir hükümdardır. Savaşçılığı ise, yalnızca asilere karşı kılıç kuşanması anlatılarak göz önüne serilmiştir. Aynı destanda, Attilanın asil ruhlu bir hükümdar olduğu da belirtilir. Hatta Avrupa Hun İmparatorluğu’na başkentlik yapan Etzelburg isminin de, bu efsanedeki hükümdar isminden, geldiği bilinmektedir.

Hun hükümdarlığını bir çok Cermen kabilesini içerecek biçimde genişleten Attila, hayatı boyunca Doğu ve Batı Roma’ya bir çok sefer düzenledi. Batı Roma İmparatorluğu’na yürüdüğü bir seferde Papa Büyük Leo’nun ricası üzerine harekatı durduran Atilla, “Papaya diz çöktüren önder” olarak anılır.

Fransız ressam Eugene Delacroix’nın Attila’yı at sırtında gösteren tablosu.

434 senesinde, Hun hükümdarı amcası Rua’nın ölümü sonrasında abisi Bleda ile Hunların ortak hükümdarları olarak seçildiklerinde Rua’nın diğer yeğenleri ve hatta çocukları olabilecek Mamas ve Atakam adındaki iki aile üyesinin bazı Hun soyluları ile birlikte Konstantinopolis’e kaçmış. Attila ve Bleda Doğu Roma’ya Hun kaçaklarının teslim edilmesi için talepte bulundu. 435 senesinde Tuna Nehri yakınlarındaki Margus şehirinde Doğu Roma imparatorluk heyeti ile bir araya gelmiş ve avantajlı bir anlaşmaya varmışlardır. Doğu Romalılar, kaçakları iade etmeyi, önceki 350 Roma poundu (ortalama 115 kg) altın haraçı ikiye katlamayı, pazarlarını Hun tüccarlarına açmayı ve Hunlar tarafından esir alınan her Romalı için sekiz Solidi fidye ödemeyi kabul etti. 440’lı senelerın başlarında Hunlar, Theodosius’un taahhütlerini yerine getiremediğini ve Margo Piskoposunun Tuna nehrini geçip kuzey kıyılarındaki Hun mezarlarını tahrip edip yağmaladığını iddia ederek Bizans İmparatorluğu’na saldırdı. Tuna’yı geçerek nehir üzerindeki kaleleri yerle bir ettiler.

Hunlar 443 senesinde Bizans ordularını yenip yeni anlaşmaya vardı. Yeni anlaşmanın koşulları öncekinden fazla daha sertti: İmparator işgal esnasında antlaşmanın şartlarına uymadığı için ceza olarak 6.000 Roma poundu (ortalama 2000 kg) altını vermeyi kabul etti; yıllık haraç üç katına çıkarıldı ve 2,100 Roma poundu (ortalama 700 kg) altınına yükseltildi ve her Romalı mahkum için 12 solidi fidye ödendi.

Hun birliklerinin Bizans topraklarından çekilmelerinden kısa bir süre sonra, 444 kışı sonu ya da 445 baharı esnasında abisi Bleda yaşamını kaybetti. Daha sonra aşık olduğu Nakara isimli esir bir kızla evlenenen Attila’nın bir oğlu olmuştur. Nakara doğum esnasında yaşamını kaybetmiştir.

445 senesinde Bizans elindeki esir Hunluları iade etmeyi kabul etmeyince tekrar saldırdılar. 27 Ocak 447’de olan büyük bir deprem Konstantinopolis’de zaten büyük bir hasar vermişti. Tekrar yenilen Bizans’dan ödenen vergideki artışa ek olarak, Tuna’nın güneyinde bulunan, üç yüz mil uzunluğunda ve beş günlük yürüme mesafesindeki geniş Roma topraklarının kendilerine bırakılmasını talep etti. Sınırın bu biçimde kaydırılması, sembolik değerinin bunun yanında, Hunlara taktiksel avantaj sağlayacak ve olası bir Roma saldırılarına karşı bir tampon bölge görevi görecekti. Ancak kabul gören barış antlaşması 447’den önceki bölgesel durumu aynen korudu.

Attila 440’lı senelerın sonuna kadar, Batı Roma‘nın fiili önderi general Flavius Aetius ile yakınlığı aracılığıyla Batı Roma ile iyi ilişkiler içindeydi. Flavius Aetius bazen Attila’nın amcası Rua ile işbirliği yapmış ve Attila’nın kendisine sağladığı birliklerden batıdaki savaşlarda kişisel olarak yararlanmıştı. 449 senesinde Frankların içindeki bir taht kavgasında Attila ölü Frank kralının büyük oğlunu desteklerken, Batı Roma’nın fiili önderi Flavius Aetius onun kardeşini desteklemişti.

450 senesinde Batı Roma İmparatoru III. Valentinianus’un ablası Honoria, Attila’dan yardım istedi. İmparator siyasi çıkarlarını desteklemek maksadıyla, ablasını eski bir senatörle evlendirmeye karar vermişti. Bu evlilikten kaçınmak isteyen Honoria, mühür yüzüğünü Attila’ya gönderdi. Honoria, mektubunda Attila’ya “Augustus” olarak hitap etmişti ve olabileceken kendisine evlilik sözü vermişti. Bunun üzerine Atilla saldırıya geçti. Önce 7 Nisan 451’de Metz şehirini ele geçirdi ve Hunlar yerel halkın tamamını katletti. Fransanın içlerine doğru ilerleyen Atilla Katalunya Çayırlarında bir yerde general Flavius Aetius’un ordusuyla yüz yüze geldi.

Atilla yaptığı tüm savaşları kazanmış, yalnızca 20 Haziran 451’de Batı Roma İmparatorluğu ile yapılan Katalon Muharebesini kaybetmiştir.

Hükümdarlığı esnasında İmparatorluğunu dönemin Avrupasının büyük kısmını kaplayacak biçimde genişletti. Öldüğü zaman idaresi altındaki topraklar batıda Cermanya, doğuda Ural Nehri, kuzeyde Baltık Denizi ve güneyde Karadeniz’e kadar uzanıyordu. Attila, imparatorluğun başında olduğu zaman diliminde Hunların bunun yanında, bir çok Cermen ve İranlı kabileye, Ostrogotlara, Bulgarlara ve Alanlara da önderlik etti.

Atilla İtalya‘dan dönüşünde Burgundlar’ın prensesi İldiko ile tanışarak evlendi. Rivayetlere göre evlendiği gece karısı İldiko tarafından zehirlenerek yaşamını kaybettirüldü. Atilla’nın gömüldüğü yer kesin olarak bilinmemektedir. Cenazesine katılanların ve cenazeyi defneden personellerin mezar yerinin gizli kalması için yaşamını kaybettirüldüğü söylenir. Bazı tarihçiler, o dönem Tuna Nehri yatağının kısa bir süre için değiştirildiği ve Atilla’nın hazineleriyle birlikte nehrin altına gömüldüğünü düşünmektedir.

Attila, 453 senesinde Roma İmparatorluğu’nun bir eyaleti olan Pannonia’da (Macaristan) 58 yaşında ölmüştür.

Attila’nın ölümünden sonra, yakın danışmanı olan Gepid Kralı Ardarik, Hun egemenliğine karşı bir Cermen isyanı başlattı ve takibinde Hun İmparatorluğu Nedao Muharebesi ile beraber çöktü.
Kaynak:Bilgisayfam.net

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu