Biyografi

Ezop Kimdir? Evi nerede? Nerede oturuyor?

Ezop kimdir?, Ezop kaç yaşında?, Ezop evi nerede?, Ezop nerelidir? Ezop ev adresi?, Ezop kaç yaşında?, Ezop nerede oturuyor?, Ezop nerede yaşıyor? gibi sorularınızı yanıtlamak için Ezop hakkında ayrıntılı bir biyografi sayfasını siz değerli okurlarımız için bir araya getirdik. senesinde doğan Ezop şu an için yaşında ve burcundandır. Ezop doğum yeri ise Yunanistan olarak bilinmektedir. Meslek yaşamını ise Şair olarak devam ettirmektedir.

Ezop Kimdir? – Ezop Evi Nerede? – Ezop Nerede Oturuyor?

Ezop Kimdir?, evi nerede?

Milattan önce yaşamış olan Yunan şair ve masalcı.

Kahramanları hayvanlar olan masallarıyla büyük ün kazanmış olan Ezop’un yaşamıyla alakalı bilgiler kesin değildir.

Ezop, MÖ: 621 senesinde Yunanistan’da Trakya bölgesinde doğmuştur. Adının Yunanca şekili Aisopos‘tur. Aisopos’un doğum yerine ilişkin çeşitli iddialar bulunmaktadır. Yaşam öyküsü üzerine değişik ipuçları Herodot ve Plutarkhos tarafından verilmekte; kimi kaynaklara göre Trakyalı, kimi kaynaklara göre de Frigyalı olduğu ileri sürülmektedir.

Bunlar içerisinde en yaygın kabul görenine göre; Trakya’da doğmuş, bir süre Samos adasında Iadmon adlı bir soylunun kölesi olarak yaşamış, azat edilince bir çok yolculuk yapmış, Delphoi’ye yaptığı yolculuk esnasında bir cinayete kurban gitmiştir. Ancak Ezop’un bugünkü Emirdağ yakınlarında ki Amorium kentinde doğup büyüdüğü de dile getirilmektedir.

Ezop, fabl denen öyküleriyle ünlüdür. Anlattığı öyküler yaşama ilişkin bir öğüt ya da ders verir. Kahramanları ise hayvanlardır. Ezop’un öykülerinde hayvanlar konuşur ve tıpkı insanlar gibi davranır. Öyküden çıkarılacak ders, sonunda okura öğüt şekilinde verilir.

Aristotales, Ezop’un yolsuzluktan yargılanan bir siyasetçiyi tilki ile kirpinin öyküsünü anlatarak nasıl savunduğunu şöyle anlatmıştır: Ezop mahkemede “bir tilkinin, başı pirelerle derde girmiş, bir kirpi de onu pirelerden kurtarsın mı diye sormuş, tilki, ‘hayır, bu pireler doydu, artık fazla kan emmiyorlar. Onları kovalarsan, yerlerine yeni, aç pireler gelir’ demiş”, dedikten sonra, jüriye dönerek, sözlerini şöyle bitirmiş: “Dolayısıyla saygı değer jüri üyeleri, müvekkilimi cezalandırırsanız onun yerine onun kadar zengin olmayan birileri gelir ve sizi daha da beter soyar.”

Ezop’un en ünlü öykülerinden biri ”Karınca ile Ağustosböceği”dir. Karınca yaz boyunca çalışarak soğuk kış günleri için yiyecek toplar. Oysa ağustosböceği geleceği umursamadan gülüp oynar. Kış gelince karıncanın yiyeceği bol, keyfi yerindedir. Ağustosböceğinin ise bir lokma yiyeceği yoktur. Ezop bu öykü ile ”Gününü gün edeceğine geleceğini düşün” demek ister.

Ezop’un öyküleri MÖ. 300 dolayında derlenerek yazıya geçirilmiştir. ”Tilki ile Üzümler” ve “Çoban ile Kurt” bunların en ünlüleri içerisindedır. “Ezop Masalları” daha sonra 17. yüzyıl Fransız yazarı Jean de La Fontaine‘in fabllarına esin kaynağı olmuştur.

Ezop, MÖ. 564 senesinde 57 yaşında Yunanistan, Delfi’de bir cinayete kurban gitmiştir. Ölüm öyküsünün mitolojik bir anlatımı mevcuttur. İleri sürüldüğüne göre, tanrılarının yardımıyla başkalarının ömürlerinden çalıp çok uzun süreler yaşadıklarını ileri sürerek, Delfililer’e hakaret etmiştir. Bunun üzerine kent halkı tarafından bir tertiple hırsız olarak yakalanmış ve idam edilmiştir.

Ezop’un / Aisopos’un fabllarının ilk derli toplu yazımı MÖ 4. yy’da Demetrius Phalareus tarafından gerçekleştirilmiş, fakat bunlar günümüze kalmamıştır. Daha sonra 2/3 yy’da Roma’da Phaedrus tarafından toplanan masallar Latince yayımlanmıştır.

Ezop, fabllarında hayvanların davranışlarında ve birbirleri içindeki ilişkilerde enteresan bulduğu hadiseleri işlemiştir. Fablları, insan ilişkilerine dikkat çekerek, insanlığa ayna tutmuştur. Eleştirici ve sorgulayıcı mantığın egemen olduğu eserlerdir.

Aisopos’un fabllarında her bir diğerideğişik insan özellikleri üstlenmiş hayvanlardan oluşan yeni bir evrenin ilişkileri ele alınır. Egemenlik kavgaları, güçlülerin güçsüzleri ezme, yok etme çabaları, yardımlaşmalar, çekememezlik, oyun düzen kurmalar, hayvanlar evreni soyutlaması içinde bütün çarpıcılığı ile verilir. Aisopos, bu soyutlamaya sığınarak gündelik insan davranışlarından, ülkelerin yönetim şekillerine kadar genişleyen bir yelpaze içinde, yaşadığı dönemi acımasızca eleştirmiştir.

Ezop Fabl ve Hikayeleri :

Rüzgar ile Güneş
Güneş ve rüzgâr kimin daha güçlü olduğunu tartışıyorlarmış. Rüzgâr
-Ben daha güçlü olduğumu ispatlayacağım. Şu karşıdaki paltolu ihtiyar adamı görüyor musun? Paltosunu senden daha hızlı çıkaracağıma bahse girerim demiş. Güneş bir bulutun arkasına çekilmiş ve rüzgâr kasırga şiddetinde esmeye başlamış. O kuvvetle estikçe ihtiyar adam paltosuna daha sıkı sarılıyormuş.
Sonunda rüzgâr pes edip durmuş. Güneş bulutların arkasından çıkıp ihtiyar adama nazikçe gülümsemiş. Çok geçmeden adam alnındaki teri silip paltosunu çıkarmış.
Sonra, rüzgâra dönmüş nazik ve dostça davranışın, şiddet ve güç gösterisinden daha etkili olduğunu söylemiş.

Kurt ile At
Kurdun biri bir tarladan geçiyormuş, boydan boya arpa görmüş. Kurt ne yapsın arpayı? Yiyemez ki! Bırakıp gitmiş. Yolda Önüne bir at çıkmış. Onu görünce: “Ben de seni arıyordum’ demiş; “şurada arpa buldum, ama yiyemedim, sana sakladım, bayılırım senin dişlerinin gıcırtısına. Gel, sen ye, ben de seyredeyim. “At kanmamış bu sözlere: “Yahu,” demiş, “ben kurtları bilmez miyim? Sen arpa yiyebilseydin karnını doyurmak zevkini bırakır da kulaklarının zevkini düşünür müydün?” demiş.

Yaratılışlarından kötü olanlar, kendilerine iyilik ediyormuş gibi bir süs verseler de gene kimseyi kandıramazlar

Tilki ile Üzümler
Tilki çok acıkmış ve bir bağa girmiş. Üzümlerin iştah açıcı görüntülerine bakarak, karnını doyurmak İstemiş. Ancak, bir türlü yetişip de, o güzelim üzümlerden koparıp yiyememiş. Bu sefer de, “mühim değil canım, nasıl olsa hepsi ekşiydi” demiş.

Elde edemediğimiz bir şeyi kötülemek, çok kolaytir.

Adam ile Aslan
Bir adam ile bir aslan birlikte yolculuk ediyorlarmış. Hangisinin daha cesur ve güçlü olduğu hususunda tartışmaya başlamışlar. Yolda, bir aslanı boğan bir adam heykeline rastlamışlar. “Görüyor musun?” demiş adam, aslana, “Bu heykel, insanın daha üstün olduğunun en iyi ispatı değil mi?”
“O senin yorumun” diye cevap vermiş aslan, “O heykeli bir aslan yapsaydı, aslanın pençesinde en az yirmi insan olurdu.”

Ezop’un Diğer Masalları :
•Eşek Ve Çekirge
•Kartal Kedi Ve Domuz
•Fare İle Kurbağa
•Tüccar Olan Çoban
•Aslan Eşek Ve Tilki
•Üç Mükemmel Köpek
•Üç Cesur Kız
•Yengeç İle Yavrusu
•Ay Çeşmesi
•Ağlayan Domuz
•Aslanın Yöneticiliği
•Tarla Kuşu İle Yavruları
•Horoz İle Doğa
•Dövüşçü Aslanla Yaban Domuzu
•Göl Kurbağası İle Bataklık Kurbağası
•Sivrisineğin Aslan Karşısındaki Galibiyeti
•Tek Gözlü Alageyik
•Boğanın Boynuzundaki Sivrisinek
•Meşe Dalında Öten Bülbül İle Avcı Atmaca
•Kusurlu Adaylar
•Paylaşılamayan Pınar
•İyi Komşu Kötü Komşu
•Yaşlı Aslanın Canı Geyik Çekiyor
•Aslanın Kral Olması
•Yılanın Kötü Yengecin İyi Olması
•Kurbağa İle Aslan
•Kurbağa Doktor Olmuş
•İyiliğe Karşı Kötülük
•Fitneci Aslan
•Akıllı Kurbağa İle Akılsız Kurbağa
•Aslan Hastalık Numarası Yapıyor
•Kavgacı Aslanla Yaban Domuzu
•Aferin Sansar Sana
•Sular Prensesi Ve Gök Perisi
•Uyuyan Aslan İle Kabadayı Sıçan
•Kurbağaların Sevinci
•Öfkeli Aslan
•Bacaklar Mı Boynuzlar Mı

Kaynak:Bilgisayfam.net

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu