Biyografi

Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi Kimdir? Evi nerede? Nerede oturuyor?

Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi kimdir?, Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi kaç yaşında?, Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi evi nerede?, Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi nerelidir? Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi ev adresi?, Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi kaç yaşında?, Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi nerede oturuyor?, Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi nerede yaşıyor? gibi sorularınızı yanıtlamak için Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi hakkında ayrıntılı bir biyografi sayfasını siz değerli okurlarımız için bir araya getirdik. ??.??.189931.Mayıs.1963 senesinde doğan Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi şu an için 64 yaşında ve burcundandır. Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi doğum yeri ise Samarra, Irak (Osmanlı Devleti)Manisa olarak bilinmektedir. Meslek yaşamını ise olarak devam ettirmektedir.

Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi Kimdir? – Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi Evi Nerede? – Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi Nerede Oturuyor?

Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi Kimdir?, evi nerede?

Türkiye’nin ilk çevrecisi ve doğa aşığı.

Kurtuluş Savaşı‘ında savaştığı için İstiklal Madalyası sahibi de olan Ahmet Bedevi, yaşamını Manisa‘yı tüm Türkiye’ye örnek olacak biçimde ağaçlandırmaya adamış ve yaşadığı süre boyunca binlerce ağaç dikmiştir.

Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi, 1899 senesinde Irak’da Bağdat’ın 100 km. kuzeyindeki Samarra Kentinde doğmuştur. Asıl adı Ahmeddin Carlak’dır. Adı kendi dile getirdiğine göre Ahmet Bedevi… Cumhuriyet sonrası nüfus kayıtlarında ise Ahmet Carlak.. Halk içerisinde ki lakabı ise Manisa Tarzanı. Kerkük kökenli bir Türkmen’dir. O Carlak soyadını tercih etmek yerine yaşam felsefesini kendine örnek aldığı evliya Ahmet Bedevi‘nin soyadını kullandı. Artık onun adı Ahmet Bedevi idi.

Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi, Türk Ordusu’nda hem I. Dünya Savaşı, sonrasında hem de Kurtuluş Savaşı‘ na katılmıştır.

Gençliğinde, bir eğlence esnasında güzel bir kızla tanışır ve aşık olur. Bu kız, Türkmen kabile reisi Şeyh Tahir’in kızı Meral’dir. Kız ailesinden istenir, sonrasında nişan yapılır. Tam düğün çalışmaları başlamışken, I. Dünya Savaşı çıkar ve Osmanlı İmparatorluğu’da savaşa girer. Ahmet Bedevi I. Dünya Harbinde hangi cephede çarpışmıştır bilinmez fakat, savaştan sonra Hindistan’a geçer. Balta girmemiş ormanlarda yaşar bir müddet. Daha sonra da İran’a geçer. Orada bir Türkmenden, nişanlısı Meral’in ve ailesinin İran’ın Gver Yaylalarında olduğunu öğrenir. Yayan, aç susuz günlerce yol alır ve nişanlısını bulur. Düğün çalışmaları tekrar başlar ki, bir İran Gazetesinde Mustafa Kemal Paşa adında bir milli kahramanın, milli mücadeleye giriştiğini öğrenir.

Ahmet Bedevi, Kurtuluş savaşına katılmak için bu kez nişanlısını da alır yanına ve Anadolu’ya geçmeye çalışır. Sarp bir kayalıktan geçerken nişanlısının ayağı kayar ve bir uçuruma düşerek ölür. Ahmet Bedevi Anadolu’ya geçmeyi başarır ve Kazım Karabekir’in ordusunda Kafkas cephesinde er olarak görev alır. Kurtuluş Savaşı boyunca de Gaziantep ve Kilis cephelerinde savaşır ve gösterdiği yararlılıklardan ötürü, kırmızı şeritli İstiklal madalyası ile ödüllendirilir.

Ahmet Bedevi her resmi kutlamada göğsüne bağladığı bir palmiye yaprağı üzerine bu İstiklal madalyasını takarak törenlere iştirak etmiştir.

Kurtuluş Savaşı sonrası geri çekilen Yunan Kuvvetlerinin yakıp yıktığı Manisa’ya enkaz kaldırmak için gelmiş ve daha sonra yanan ağaçları görüp yeniden dikip, Manisa’yı yeşertmek için kalmış ve Manisa’ya yerleşmiştir.

Ona göre savaş bitmiştir ve yeni kutsal görev ”ağaç dikmektir”. Hiç durmaksızın ağaç diker, yeşillendirir Spil Dağını, Manisa’yı.. Ta ki ölümüne kadar.

Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi, Spil dağında bir kulübede, yataksız, yorgansız, yastıksız yaşar. Üstünde de yaz kış bir siyah şort mevcuttur yalnızca. Dede Niyazi’nin lokantasında yemek yer, karşılığında su taşır. Manisa Belediye’si onu işe alır ve ne iş verilirse yapar. Yaptığı işlerden bir diğeride her öğlen saatinde Topkale’de ki topu ateşleyerek öğlen saatini haber vermektir. Başkalarının 25-30 dakikada çıkabildiği Spil Dağın’daki Topkale Tepesine o, lastik pabuçlarıyla birkaç dakikada çıkar, kendi saatine göre saat 12:00 olunca olabileceken askeriye’den kalma eski bir top arabasından 1 el top atışı yaparak saatin 12:00 olduğunu halka da bildirir. Bundan dolayı halktan bazıları ona “topçu hacı” da der.

Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi, 1 Haziran 1933 tarihinde 30 TL. aylıkla Manisa Belediyesi bahçıvan yardımcılığına getirildi. Yaşamında fazla masrafı olmadığından paraya ihtiyaç duymaz. Kendisi çok yoksul olmasına rağmen, 30 TL. aylığının çok büyük bir kısmını hep yoksullara harcardı. İsteyen vatandaşın bahçesini ücretsiz düzenler, eker, biçer.. Bu paraya tamah etmez hali, yardımseverliği, çalışkanlığı ve hoşgörüsü onu Manisa halkının sevgilisi yapmıştı.

Atatürk ölünce, saç ve sakal bırakır. Esmer çıplak teni, saç ve sakalı ona iyice gizemli bir hava verir. Hakkında birden fazla efsane, söylence üretilir. Herkes bunlardan kendi beğendiğini ona yakıştırır. Bir gün başrolünde Johnny Weissmuller’ in oynadığı, 1934 yapımı “Tarzan” filmi, Manisa sinemalarında gösterime girer. Tarzan, Ahmet Bedevi’ye çok benzemektedir. Halk hemen yeni lakabı yapıştırır. MANİSA TARZANI..

Saçlarının ve sakallarının bakımına da büyük özen gösterir, çiçeklerden yaptığı özel kokuları sürünür ve her daim güzel kokar.

1950 yılı Genel Seçimi’nde bayan bir öğretmenle birlikte Demokrat Parti (DP) lehinde şehirde büyük bir kampanyaya girişir. Demokrat parti yetkilileri Ahmet Bedevi’ye seçimleri kazandırdıkları takdirde Manisa’da tek bir ağaç bile kesilmeyeceğinin sözünü verdi. Ahmet Bedevi, çocuklarını can tehlikesinden kurtarmış bir baba coşkusuyla demokrat parti yetkililerine yardım etti. Kampanyaya tüm şehir halkı katılır. Sonuçta DP kazanır.

Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi, bunun yanında iyi bir sporcudur. Manisa dağcılık Kulübünün kurulmasına ön ayak olur. 1957 senesinde çıktığı yurt gezisinde Ağrı, Cilo, Demirkazık dağlarına tırmanır.

Türkiye’deki dağların zirvelerine tırmanmayı tamamlayıp Manisa‘ya döndüğünde, kesilmiş ağaçları görünce, “Yokluğumdan yararlanıp ulu çamları kesmişler, evlatlarını kaybetmiş baba gibiyim, göğsüme hançer saplanıyor, dayanamıyorum” diyerek üzüldü. O kadar üzüldü ki kalp spazmı geçirerek 1963 senesinde hastaneye kaldırıldı. Aşırı efor sebebiyle kalp büyümesine bağlı yetmezlik teşhisi konulan Tarzan’a, kendisini daha az yorması önerilse de, o tam iyileşmeden hastaneden çıktığı gibi; kent merkezindeki park içerisine hazırlanmış yeni kulübesi yerine, Spil Dağı eteklerindeki ilk kulübesine yerleşti.

Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi, sağlık şartları yönünden tekrar hastaneye kaldırıldığında 31 Mayıs 1963 tarihinde Manisa’da 64 yaşında ölmüştür.

Manisa Tarzanı belki de dünyanın ilk çevrecilerinden biridir. Gerçek bir doğa aşığı ve savaşçısıdır. Hakkında kitaplar yazılmış, filmler çekilmiş ve birden fazla heykeli dikilmiştir. Türk halkı gerçekten Ahmet Bedevi’yi çok sevmiştir.

Bugün Manisa’da adına gerçekleştirilen çevre etkinlikleri ölüm gününden başlayıp 5 Haziran Dünya Çevre Günü’ne bağlanarak kutlanıyor.

Manisa Tarzanıyla alakalı anılar :
Tarih 8 Eylül 1956. Manisa Dağcılık Kulübü öğrencilerinden Engin Kongar Niğde’deki Aladağların Demirkazık zirvesine tırmanırken kayalıklardan yuvarlanarak yaşamını kaybeder. Kongar bu biçimde ölen ilk dağcımızdır.

Üç yıl sonra Kongarın anısına yapılan bir anıt için açılış düzenlenir ve kalabalık içerisinde Bedevi de mevcuttur. Bedevi’nin aklına birden nişanlısı Meral’in ölümü gelir. O da Kurtuluş Savaşında Türk Ordusuna katkıda bulunmak üzere gönüllü olarak Bedeviyle beraber cepheye giderken kayalıklardan yuvarlanarak yaşamını kaybeder. Bedevi hamle yapsa da onu kurtaramaz.

Bu acıyı tekrar hissederek Kongar’ın gözü yaşlı annesinin yanına gelir ve “Anneciğim üzülme, ben bu anıtın çiçeklerine her gün bakar, onları hiç soldurtmam” dedi.
Kaynak:Bilgisayfam.net

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu