Biyografi

Peride Celal Kimdir? Evi nerede? Nerede oturuyor?

Peride Celal kimdir?, Peride Celal kaç yaşında?, Peride Celal evi nerede?, Peride Celal nerelidir? Peride Celal ev adresi?, Peride Celal kaç yaşında?, Peride Celal nerede oturuyor?, Peride Celal nerede yaşıyor? gibi sorularınızı yanıtlamak için Peride Celal hakkında ayrıntılı bir biyografi sayfasını siz değerli okurlarımız için bir araya getirdik. 10.Haziran.191615.Haziran.2013 senesinde doğan Peride Celal şu an için 97 yaşında ve İkizler burcundandır. Peride Celal doğum yeri ise İstanbulİstanbul olarak bilinmektedir. Meslek yaşamını ise Yazar olarak devam ettirmektedir.

Peride Celal Kimdir? – Peride Celal Evi Nerede? – Peride Celal Nerede Oturuyor?

Peride Celal Kimdir?, evi nerede?

Türk edebiyatında post-modern romanın yaygınlaştığı zamanda kaleme aldığı Kurtlar romanı çeşitli eleştirmenler tarafından başyapıtı olarak değerlendirilir.

Peride Celal, 10 Haziran 1916 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. İsminin anlamı Peride Farsça bir sıfat olup ‘uçup gitmiş’ manasına geliyor. Mecazî anlamı ise ‘solgun’. Annesi Zeliha Mirat Türel, babası Mehmet Celalettin Erem’dir. Genç kızlığında üvey babasının soyadı olan Bayburtoğlu soyadını taşıdı. Anne ve babasının kendi doğumundan önce ayrılmış olması sebebiyle çocukluğunun büyük bir bölümü üvey babasının savcılık yaptığı Anadolu kentlerinde, özellikle de Karadeniz’de geçti. İlköğrenimini Haydarpaşa İlkokulu’nda okuyan Peride Celal, İstanbul‘un Beyoğlu beldesinde bulunan Saint Pulchérie Fransız Lisesinde 2 yıl yatılı okudu. Üvey babasının görevi sebebiyle, yeniden Anadolu’ya gitme zorunluluğu doğunca öğrenimini yarıda bıraktı.

Yazı hayatına 1935 senesinde Sedat Simavi’nin Yedi Gün dergisinde paylaştığı “Ak Kız’ın Hikâyesi” adlı öyküsüyle başladı, bunu Son Posta gazetesi, Cumhuriyet gazetesi, Tan gazetesi, Milliyet gazetesindeki, öyküleri, tefrika romanları, röportaj ve romanları izledi. Yazı yaşamında sırasıyla “Peride Gencay”, “Peride Celâl” ve “Peride Celal Bayburtlu” imzalarını kullandı.

4 Temmuz-22 Ağustos 1936 tarihleri içerisinde Yeni Hayat dergisinde “Bir Gönül Hikâyesi”, 3 Ekim-17 Aralık 1938 içerisinde Bugün gazetesinde 68 tefrika hâlinde “Ölen ve Dirilen Adam” romanı yayınlandı. 21 Haziran-27 Eylül 1950 tarihleri içerisinde yabancı dilde yazılmış bir romanın uyarlamasını “Güzel Cadı” adı ile 82 tefrika halinde Bayburtluoğlu takma adıyla yayınlandı.

12 Şubat-21 Mayıs 1949 tarihleri içerisinde Tan gazetesinde 99 tefrika halinde “Sahildeki Ceset” adlı Büyükada’da geçen sürükleyici polisiyesi ve 25 Eylül 1955-6 Ocak 1956 tarihleri içerisinde 100 tefrika halinde Milliyet gazetesinde çıkan “Dişi” adlı babasının ölümü sonrasında hayata atılmak zorunda kalan bir genç kızın psikolojisini anlattığı romanı yayınlandı.

Tan gazetesinde tanıştığı Peyami Safa‘nın yardımıyla yazarlığını dil yönünden geliştirdi ve Fransızca dersleri aldı. Yazarlık yaşamında ilerlemek için İstanbul‘da yaşayan anneannesinin yanına taşınan yazar, geçimini sağlamak maksadıyla her gün öykü yazdı; öte yandan da İstanbul Elektrik Şirketi’nin Neşriyat bölümünde sekreter olarak 1944 yılına kadar çalıştı.

1935-1954 senelerı içerisinde gazete ve dergilerde yazdığı dört yüz civarındaki -bir-iki sayfalık- öyküsü ve yirmiye yakın romanıyla, 1940’lı senelerda günlük gazetelerin tirajını arttırmasında etkili oldu. Geçimini sağlamak maksadıyla yazdığını dile getirdiği bu romanları benimsemedi. Yazı yaşamının ilk 15 senesinde “Sönen Alev” (1938), “Yaz Yağmuru” (1940), “Ana Kız” (1941), “Kızıl Vazo” (1941), “Ben Vurmadım” (1942), “Atmaca” (1944, “Aşkın Doğuşu” (1944), “Yıldız Tepe”nin (1945) de aralarında bulunduğu aşk ve serüven romanlarıyla tanındı.

Peride Celal bu 15 yıllık zamanda, geçimini sağlamak maksadıyla yazdığı romanlarını hiçbir zaman benimsemedi ve onların edebi değer taşımadığını dile getirdi. Şair Ülkü Tamer de bir köşe yazısında bu konuya değinir.

Şair Nazım Hikmet‘le dostluğu Peride Celal’nin üzerinde siyasal baskılara yol açınca 1944 senesinde İstanbul’dan ayrılarak İsviçre‘ye gitti. Türkiye‘nin Bern Basın Ataşeliği’nde üç yıl sekreter olarak çalıştı. Peride Celal için kendisini geliştirme dönemi olan İsviçre senelerında Cumhuriyet gazetesi için “İsviçre Mektupları” genel başlığı ile öykü ve yazılar hazırladı.

1947 senesinde Türkiye‘ye döndükten sonra avukat Atıf Yönsel ile evlendi. İki yıl Basın Yayın Genel Müdürlüğü Yabancı İşçilerle İrtibat Bürosu’nda, iki yıl da Yeni İstanbul gazetesinde; kısa bir süre de Milliyet ve Son Posta gazetelerinde çalıştı.

1954 tarihli Üç Kadının Romanı’yla romancılıkta yeni bir döneme girdi. Eşinin desteği ile geçim problemi ortadan kalkan yazar, gözlem ve gerçekçiliğin ön plana çıktığı eserler verdi.

Peride Celal, yazın yaşamının ilk on beş yıllık zamanında popüler aşk romanları kaleme almış; 1950’lerde yazarlığında bir dönüşüm geçirerek daha gerçekçi, bireyin içsel problemlerinin derinlemesine irdeleyen romanlar yazmıştır. 1977’den sonra romana ara verip öyküye yöneldi.

1947 senesinde Türkiye’ye döndükten sonra avukat Atıf Yönsel ile evlendi. Zeynep Ergun adında kızı mevcuttur. Eşi 1978 senesinde vefat etti.

1996 senesinde TÜYAP, Peride Celal’i “Onur Yazarı” seçti. 1996 senesinde Selim İleri‘nin hazırladığı ve on dokuz yazarın katıldığı Peride Celal’e Armağan adlı kitap yayımlandı. Ayrıca hakkında Alpay Kabacalı tarafından 1996 senesinde yazılmış “Çok Katmanlı Duyarlıklar Yazarı: Peride Celal” adlı bir kitap mevcuttur.

Peride Celal, 15 Haziran 2013 tarihinde İstanbul’da 97 yaşında ölmüştür. Cenazesi aile içerisinde yapılan sade bir törenden sonra Zincirlikuyu Mezarlığı’na toprağa verildi.

Ödülleri :
1977 – Sedat Simavi Edebiyat Ödülü – Üç Yirmi Dört Saat adlı romanıyla
1991 – Orhan Kemal Roman Armağanı – Kurtlar adlı romanıyla

Kitapları :
1938 – Sönen Alev
1940 – Yaz Yağmuru
1941 – Ana Kız
1941 – Kızıl Vazo
1942 – Ben Vurmadım
1944 – Atmaca
1944 – Aşkın Doğuşu
1945 – Yıldız Tepe
1949 – Dar Yol
1954 – Üç Kadının Romanı

1958 – Kırkıncı Oda

1963 – Gecenin Ucunda
1966 – Güz Şarkısı
1971 – Evli Bir Kadının Günlüğünden
1971 – Üç Yirmi Dört Saat
1978 – Jaguar
1981 – Bir Hanımefendinin Ölümü
1985 – Pay Davası
1987 – Üç Kadın
1991 – Kurtlar
1994 – Mektup
1999 – Melahat Hanım’ın Düzenli Yaşamı
2002 – Deli Aşk

Sinemaya bir araya getirilen eserleri :
Kızıl Vazo romanı Atıf Yılmaz tarafından 1961 ve 1969’da iki farklı senaryoyla sinemaya uyarlanmıştır.
Yıldıztepe romanı Memduh Ün tarafından 1965’te sinemaya uyarlandı.
Ada öyküsü de Süreyya Duru tarafından 1988’de sinemaya uyarlandı.

Kaynak:Bilgisayfam.net

İlgili Makaleler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu