Diziler

Gülseren Budayıcıoğlu’na Büyük Suçlama! Camdaki Kız, Kırmızı Oda, Masumlar Apartmanı, Doğduğun Ev Kaderindir Yayından Mı Kaldırılıyor!

Gülseren Budayıcıoğlu’na Büyük Suçlama! Camdaki Kız, Kırmızı Oda, Masumlar Apartmanı, Doğduğun Ev Kaderindir Yayından Mı Kaldırılıyor!, arayışı içine giren okurlarımız için Gülseren Budayıcıoğlu’na Büyük Suçlama! Camdaki Kız, Kırmızı Oda, Masumlar Apartmanı, Doğduğun Ev Kaderindir Yayından Mı Kaldırılıyor! ile konu ile alakalı geniş bir şekilde bilgileri siz değerli okurlarımız için araştırmaya koyulduk.. Yazımızın detay bölümünde yanıt aradığınız Gülseren Budayıcıoğlu’na Büyük Suçlama! Camdaki Kız, Kırmızı Oda, Masumlar Apartmanı, Doğduğun Ev Kaderindir Yayından Mı Kaldırılıyor! sorusunu geniş bir biçimde inceleyebilirsiniz.

Gülseren Budayıcıoğlu’na Büyük Suçlama! Camdaki Kız, Kırmızı Oda, Masumlar Apartmanı, Doğduğun Ev Kaderindir Yayından Mı Kaldırılıyor!

Bu sezon ekranlarda fırtına gibi esen Gülseren Budayıcıoğlu eser uyarlaması diziler reyting listesinde ve sosyal platformda zirvede yer alıyor. Bol dram soslu Gülseren Budayıcıoğlu dizileri beğeni rekoru kırarken moda tersine döndü.. Dün yayına giren Camdaki Kız dizisinin 2. bölümünde homurdanmalar bahara girmemizle başladı.

Psikolog ve yazar Gülseren Budayıcıoğlu’nun “Yaşanmış gerçek hikayeler” iddiası ile yazdığı kitaplarından bir araya getirilen diziler bu sezon ekranları kapladı. İlk olarak TV8’de Doğduğun Ev Kaderindir ile başlayan ekran macerası ardından yine Acun’un TV8’inde Kırmızı Oda ile sürdü. Daha sonra ise TRT’de Masumlar Apartmanı ile zirve yaptı. Şimdi de Kanal D’de Camdaki Kız dizisi ile şöhretini sürdürüyor.

“DARALDIK ARTIK”

Dün İzzet Çapa attığı bir tweette “Camdaki Kız’ı izliyordum. Vazgeçtim. Bu kadar sıkıntının içinde Gülseren Budayıcıoğlu’nun hastalarının hastalıklarından artık daraldım gerçekten” diyerek tweet attı. Bunu üzerine aralarında Demet Akalın’ın da olduğu bir çok kişi bu görüşe destek verdi. Demek Akalın, Çapa’ya yanıt olarak “Ayy ayıp olmayacaksa ben de” diye yazdı.

Özellikle Twitter kullananlar kendilerini korkunç gri bir distopya ülkesi içinde, korkunç görüşlü cahil ama kendini balakalı gösteren sosyal platform aracılığıyla title sahibi olan insanlarla, saldırganların gazlandığı umutsuz bir ülkede sıkışmış hissinde algılarken, bir de bu dizileri görünce bu düşünceler çok normal. Basit bir doğa, kadın ve hayvan koruma tweetlerine dahi cahil özgüveni ile copy paste bilgilerle musallat olan garip bir ülke halindeyiz. Dünya üzerindeki yozlaşma en fazla Türkiye gibi gelişmekte gerilemekte olan ülkeleri vurmakta.

Lakin diziyi eleştirenlerin çoğu ekranlarda ya mafya, veya dayak yiyen, tecavüze uğrayan kadınların bol acıtasyon primli dram dizilerini izlemeyi sürdürirken, kendi ayakları üzerinde duran kadınları, sevgiyi, komediyi, yormayan iç açıcı komedi ve romantik komedi dizilerini ise ekranlarda olmaması gereken diziler olarak yorumlamalarını sürdürüyor. Ekranlarda tek tük olan komedi dizilerinin de reytinglere kurban gittiğini göze çarpıyor. Belki de şu an Türk televizyondaki en kaliteli iş olan Hekimoğlu dizisinin reytinglere kurban gitmesi gibi.

GERÇEKTEN GERÇEK HİKAYELER Mİ?

Gülseren Budayıcıoğlu bunun bunun yanında “Yaşanmış gerçek hikayeler” ibaresinin de yalan olduğu iddiasıyla eleştiriliyor. Hikayelerdeki tutarsızlık ve abartıların bunun yanında hastaları ifşa etmekle suçlanan Budayıcıoğlu bu haberlere “Öyle bir şey yapabilir miyim? İlk kitabımda hastalarım endişelenmişti bizi mi yazdı diye sonra olmadıklarını görüp rahatlamış bunun yanı sıra ‘hocam hiç iş bırakmamış mıyız sizde’ dediler” demişti. Bu duruma yaşanmış gerçek hikaye ibaresi de kafa karıştırdı.

KIRMIZI ODA ELEŞTİRİLERİ

Aslını söylemek gerekirse ilk eleştiriler Kırmızı Oda dizisinin ilk bölümü ile tek tük başlamıştı. Kırmızı Oda ilk bölümünde ki tecavüz sahnelerinin çekiminin yoğunluğu psikolojik bir çekim olarak değil tam bir prim olarak algılanmıştı. Ekranda kocaman beliren “Yaşanmış Hikayeler” ibaresi ise daha da bir mide bulanmış ve bireylerin acıları üzerinde dram mastürbasyonu yapma ve prim tepinmesi olarak algılanmıştı.  Sosyal medya aracında “Sabahtan akşama laf ettiğimiz ATV dizilerinden bile daha berbat daha özendirme fakat oyuncular ve çekim elit olunca birden alkışlanan dizi” eleştirileri yapılmıştı.

Dizi kimi zaman ise tehlikeli derecede şizofren olan, bariz biçimde kötü olan, işkenceler yapan, adam öldüren, kadına bakış açısı belli olan bireyleri masum, iyi insan ve sevgi ile kurtartılabilir diyerek gösterilmesi de tiye alınıyordu. Yine aynı biçimde dizideki psikoloğun tavırları uzman psikologlar aracılığıyla kesinlikle yerine getirilmemesi gereken mimikler olarak yorumlanmıştı.

Şunu da unutmamak gerekir ki diziyi izleyen ufak bir kız çocuğu istismar sahnesinde annesine babasının da kendisine böyle bir harekette olduğunu anlatmış ve iğrenç gerçek ortaya çıkmıştı. Yani ülkedeki korkunç bilinçsizliğin dizideki o sahne ile bilinçlenmesini de unutmamak gerekir.

DOĞDUĞUN EV KADERİNDİR ELEŞTİRİLERİ

Doğduğun Ev Kaderindir dizisi de kadın kişiliğin kendisini eve kilitleyen, kaçıran, çalışmasına izin vermeyen, kıskançlık düzeysi şiddeti bulan erkek kadere aşık olması ve onu çok iyi bir insan olarak yansıtması ülkedeki genç kadınları ve erkekleri zaten yanlış olan algının güçlenmesine özendiriyor diyerek eleştirilmişti.

ÖVGÜYÜ HAK EDEN DİZİ: MASUMLAR APARTMANI

Daha sonra TRT’de Masumlar Apartmanı başlamış bu dizi gerçekten övgüyü hak etmişti. Tabi çok geçmeden bu dizide de saldırgan ve ciddi biçimde hasta bir birinin geçmişi sebebiyle masumlaştırılmaya çalışılması da görülüyor gibi.

 

Yayınlanma Zamanı: 22 Nisan 2021, 02:15

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün