Biyografi

Hasan Tahsin Kimdir? Evi nerede? Nerede oturuyor?

Hasan Tahsin kimdir?, Hasan Tahsin kaç yaşında?, Hasan Tahsin evi nerede?, Hasan Tahsin nerelidir? Hasan Tahsin ev adresi?, Hasan Tahsin kaç yaşında?, Hasan Tahsin nerede oturuyor?, Hasan Tahsin nerede yaşıyor? gibi sorularınızı yanıtlamak için Hasan Tahsin hakkında ayrıntılı bir biyografi sayfasını siz değerli okurlarımız için bir araya getirdik. ??.??.188815.Mayıs.1919 senesinde doğan Hasan Tahsin şu an için 31 yaşında ve burcundandır. Hasan Tahsin doğum yeri ise Selanik, Osmanlı İmparatorluğuİzmir olarak bilinmektedir. Meslek yaşamını ise GazeteciYazar olarak devam ettirmektedir.

Hasan Tahsin Kimdir? – Hasan Tahsin Evi Nerede? – Hasan Tahsin Nerede Oturuyor?

Hasan Tahsin Kimdir?, evi nerede?

İzmir’de 15 Mayıs 1919 tarihinde karaya çıkan Yunan İşgal Askerlerine ilk kurşunu atarak, Türk milli direnişini başlatan, sembol olmuş bir gazetecidir.

Hasan Tahsin, 1888 senesinde Selanik’de doğmuştur. Asıl adı Osman Nevres’dir. Babasının adı Recep’tir. İlkokula Selanik’te Şemsi Efendi Okulu’nda başladı, Selanik Feyziye Mektebi’nde devam ederek mezun oldu. Daha sonra İttihat ve Terakki tarafından verilen bursla ParisSorbonne Üniversitesi‘nde siyasal bilimler Akademisi’nde okuyarak mezun oldu. Paris’te iken İttihat ve Terakki Fırkası’nda ve Teşkilat-ı Mahsusa’da görev aldı. Paris’te okuduğu zamanda, Trablusgarp’ı işgal etmiş olan İtalya’yı protesto etmek maksadıyla, Mısır’lı öğrenci önderi Şeyh Dayef ile beraber mitingler organize ederek, isyan seslerini yükseltmişlerdir.

1914 yılı başlarında İstanbul’a döndükten sonra, Osmanlı Devleti aleyhine Balkanları karıştıran İngiliz Buxton kardeşlerin bu faaliyetlerini önlemekle vazifelendirildi. Bunun yanında Osman Nevres olan adını Hasan Tahsin yaparlar. Buxton kardeşlere Bükreş’te bir tünelde suikast düzenleyen Hasan Tahsin 10 yıla mahkûm edildi. Birinci Dünya Savaşında, Bükreş’in Osmanlı Devleti ve müttefik Almanya tarafından alınmasından sonra, 2 yıl hapis yattığı bu yerden 1916 senesinde kurtuldu.

Ülkesine dönen Hasan Tahsin, verem nasıl tedavi edileceği için İsviçre’ye gitmek zorunda kalmış, bu zaman içinde de tanınmak için, Osman Nevres yerine Hasan Tahsin ismini kullanmak durumunda kaldı.

1918 senesinde İzmir’e geldi. “Hatıra” isimli bir şirket kurdu ve Osmanlı Sulh ve Selamet Cemiyeti’nin sözcülüğünü yapan Hukuk-u Beşer (İnsan Hakları) Gazetesi’nin başyazarlığını yapmaya başladı. Gazetedeki yazılarında ise “Vatanperver Hasan Tahsin” lakabını kullandı.

Hasan Tahsin, 1918 senesinde İzmir’e geldiğinde Sudiye hanımla gizlice evlendi, bu evlilikten Mehmet Kemal isimli bir oğulları oldu.

Anadolu’nun dış güçlerce işgalinin sonrasında, bölge bölge kurulan direniş cemiyetleri, İzmir’de de kendini göstermekteydi. “Redd-i İlhak Heyeti Milliyesi” adının verildiği bir dernek, İzmir’i Yunanlılara teslim etmek istemeyen İzmirlilerce kurulmuştu. 14 Mayıs 1919’u, 15 Mayıs 1919’a bağlayan gece, fazlasıyla İzmir’li, Maşatlık Meydanında toplanmıştı. İşin enteresan yanı ise, tam da bu sıralarda, işgal kuvvetlerinin bir çok zırhlısı İzmir Körfezi’nde demirlemekteydi. Meydanda toplanan binlerce insana hitap eden isimlerden biri, dönemin belediye başkanı Hacı Hasan Paşa; bir diğeri olan ise, Hukuk-u Beşer gazetesinin başyazarı olan, Hasan Tahsin’di. Bu iki mühim isim, İzmir halkını direnişe ve başkaldırıya davet ediyorlardı.

Hasan Tahsin, müthiş bir sertlik ve kararlılıkla konuşmasını yaptı ve tarihe geçen o sözlerini dile getirdi; “Burayı Yunan’a vermeyeceğiz. Vermek isteyen kuvvetle paylaşacak kozumuz var!” Konuşmalardan sonra, hemen o gece, Hasan Tahsin’in önderliğinde hazırlanan direniş bildirilerinde, İzmir halkının düşmana karşı birlik olması, isyan etmesi ve kendini göstermesi gerekliliği vurgulanmaktaydı.

“Redd-i İlhak Heyeti Milliyesi” tarafından dağıtılan bildiride;

…Ey bedbaht Türk!.. Yunan hakimiyetini kabule taraftar mısın? Artık kendini göster. Tekmil kardeşlerin Maşatlık Meydanındadır. Oraya yüzbinlerle toplan.. Orada zengin, yoksul, bilgin, cahil yok. Fakat Yunan egemenliğini istemeyen bir mutlak çoğunluk var. Geri kalma!.. Binlerle, yüzbinlerle Maşatlık’a koş. Ve Milli Kurul’un buyruğuna uy..

Yazıyordu.

Yoğun geçen gecenin sabahında, takvim yaprakları 15 Mayıs 1919 tarihini göstermekteyken, sabah saat 7.30 saatleri civarında, gazeteci Hasan Tahsin, Konak Meydanı’nın Kordonboyu kısmında, koyu renkli takım elbisesini giymiş vaziyette bekliyordu. Sabah saat 9’a doğru, Pasaport Limanı’na Yunan gemileri çıkarma yapmaya başlamıştı. Yerli Rumlar, ellerine Yunan bayraklarıyla orduları karşılıyor, gemilerden inen askerler işgal edecekleri mahallelere dağılmak üzere hazırlanıyorlardı.

Yunan askerlerinin yürüyüşleri başladığı esnada, Hasan Tahsin bir anda kalabalığın içerisinden sıyrılarak ön tarafa geçti. Hasan Tahsin’in yüksek ve gür bir sesle; “Olamaz, olamaz Böyle ellerini sallaya sallaya giremezler!” şeklinde bağırdığı duyuldu. Hemen akabinde, Hasan Tahsin revolver silahı ile düşmana, o tarihi kurşunu sıktı. İlk anda, Basile Delaris ve Jorj Papakostos isimli, Efsun Alayından iki askeri yere sermişti. Bu hususta kimi kaynaklar, Hasan Tahsin’in Yunan Efsun Alayının bayraktarını yaşamını kaybettirdüğünü belirtmektedir. Bu ateşin sonrasında, Yunan askerleri tarafından süngülerle şehit edilen Hasan Tahsin, o sırada halen 31 yaşındaydı. Cesur gazetecinin cesedi ise, Saat Kulesinin hemen altında bulunmuştu.

Hasan Tahsin, 15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir’de 31 yaşında ölmüştür.

Hasan Tahsin’in düşmanlara karşı attığı bu ilk kurşun, Anadolu’nun genelinde büyük yankı uyandırmıştı. Aydın, Denizli ve Balıkesir yöresinde, işgale karşı direnişin fitilini ateşledi. Bir rivayete göre, Çerkes Ethem, efeleri işgale karşı topladığı bir gün, Demirci Efe yerinden fırlayarak şunu söylemiştir; “Bir genç düşmana ilk kurşunu sıkmış, bundan sonrası bize düşer!

1973 senesinde, Konak Meydanındaki İzmir Büyükşehir Belediye Binasının hemen yanına, bir elinde bayrağı diğer elinde Rovelveri ile anıtlaşan “Hasan Tahsin, İlk Kurşun” anıtı ve heykeli yapılmıştır.
Kaynak:Bilgisayfam.net

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu