Biyografi

Hrant Dink Kimdir? Evi nerede? Nerede oturuyor?

Hrant Dink kimdir?, Hrant Dink kaç yaşında?, Hrant Dink evi nerede?, Hrant Dink nerelidir? Hrant Dink ev adresi?, Hrant Dink kaç yaşında?, Hrant Dink nerede oturuyor?, Hrant Dink nerede yaşıyor? gibi sorularınızı yanıtlamak için Hrant Dink hakkında ayrıntılı bir biyografi sayfasını siz değerli okurlarımız için bir araya getirdik. 15.Eylül.195419.Ocak.2007 senesinde doğan Hrant Dink şu an için 53 yaşında ve Başak burcundandır. Hrant Dink doğum yeri ise Malatyaİstanbul olarak bilinmektedir. Meslek yaşamını ise GazeteciYazar olarak devam ettirmektedir.

Hrant Dink Kimdir? – Hrant Dink Evi Nerede? – Hrant Dink Nerede Oturuyor?

Hrant Dink Kimdir?, evi nerede?

Hrant Dink, 1954 doğumlu, Ermeni asıllı Türk vatandaşı, gazeteci, yazar. Agos Gazetesi‘nin kurucusu ve ölümünden önceki genel yayın yönetmeni. Fikir, düşünce ve İnsan hakları konulu birden çok ödülün sahibi. Türkiye‘de 1909 senesinden beri, suikast sonucu yaşamını kaybettirülen 62. gazeteci.

15 Eylül 1954’te, Malatya‘daki, Alevi Mahallesi Çavuşoğlu’nda dünyaya gözlerini açan Hrant Dink’in, babası Malatya’nın Gürün İlçesi’nde, annesi Gülvart ise Sivas‘ın Kangal İlçesi’nde doğup büyüdü.

1961 senesinde, İstanbul‘a taşınmalarının sonrasında anne ve babası boşanan Dink ve iki kardeşi, Gedikpaşa’daki, Ermeni Kilisesi Yetimhanesi‘ne yerleştirildiler. İlkokulu bu kiliseye bağlı, İncirdibi İlkokulu’nda okuyan üç kardeş, yazları da okulun Tuzla’daki kampında geçirdiler. Dink, ortaokulu Becziyan, liseyi de, Üsküdar’daki Surp Haç Tıbrevank yatılı okulunda bitirdi.

İllegal Türkiye Komünist Partisi ve MarksistLeninist kapsamı içinde siyaset yapmaya başlayan Dink, yakalanması halinde, örgüt ile Ermeni Cemaati ilişkilendirilmesin diye, ismini mahkeme vasıtasıyla adını, Fırat olarak değiştirdi. Lise son sınıfta, solcu olduğu gerekçesiyle okuldan atılan, daha sonra İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde Zooloji eğitimi alan ve kısa bir süre sonra, 1975 senesinde, kendisi 14 yaşındayken yetimhaneye gelen, birlikte büyüdüğü, yalnızca Kürtçe bilen ve Dink’in yardımıyla, Türkçe ve Ermenice öğrenen, Silopu doğumlu, Ermeni Varto Aşireti‘nden, Rakel Yağbasan ile evlenen Dink, bu esnada, Türkiye Ermenileri Patriği Şınorhk Kalustyan’ın yanında çalışmaya başladı.

Zooloji’den mezun olmasının sonrasında, İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’ne giren ve su zamanda 3 çocuk sahibi olan Dink, son sınıfta okuldan ayrıldı. Denizli‘de, Piyade Alayı‘nda sekiz ay yaptığı askerliğini er olarak bitirdi. Askerliğinin sonrasında, azınlık olduğunu bi hayli fazla hissettiğini düşünen Dink, kimliğini araştırarak sahip çıkma ve tanıtma kararı aldı.

19801990 senelerı içerisinde, kardeşleriyle birlikte kurduğu kitabevi ve kırtasiye işini devam ettirirken, eşi Rakel’le birlikte, açılışından 21 yıl sonra, 1983 senesinde, Ermeni Kilisesi Vakfı’nın elinden alınarak, devlet tarafından el koyulan, kendileri gibi Anadolu’dan gelen kimsesiz ve yoksul çocukların yetiştiği, Tuzla Ermeni Çocuk Kampı’nı yönetmeye başladı.

Kampa el konmasından sonra Dink, duruma içerleyerek, bu senelerda tekrar Türkiye Ermeni Toplumu içindeki faal yaşantısına döndü.

Bu zamanda, Marmara Gazetesi‘nde, Çutak imzası altında, Ermeni tarihiyle alakalı Türkiye’de çıkan kitaplara ilişkin eleştirileriyle yazarlık hayatına başlayan ve basında çıkan çeşitli haberlere gönderdiği düzeltmeler ile devam eden ve adını duyuran Dink, Patrikhane’ye, Ermeni toplumunun çok kapalı yaşadığını söleyerek, kendilerini iyi ifade ederlerse önyargıların azalacağı düşüncesini iletmesinin sonrasında, bu amaca hizmet edecek, Türkçe bir gazete çıkarmayı teklif etti.

5 Nisan1996’da, ilk sayısı yayına giren Agos Gazetesi’nin kuruculuğunu, yayın yönetmenliğini ve başyazarlığı görevini üstlenen Dink, Agos dışında Zaman ve Birgün Gazetesi’nde de yazdı.

Yazılarında, Türkiye’de azınlıklarla ortak ve barış içinde yaşaması gerektiğini ifade eden ve Ermeni Cemaati’nin, Patrikhane dışında sivil bir merkezi olması gerektiğini savunan ve Ermeni Diasporası’na, 1915 – 17 hadiseleri için soykırım kelimesini içermeyen, daha yumuşak bir muhalefet yürütmeleri çağrısında bulunmasının sonrasında, Ekim2005‘te, 301. maddeden “Türklüğe hakaret” gerekçesiyle, 6 ay hapis cezasına çarptırılan Dink, Amerika, Avustralya, Avrupa ve Ermenistan’da katıldığı birden fazla konferansla ve Ermeni Kimliği ve Ermeni Tarihi üzerine geliştirdiği yeni ifadeleriyle tanındı.

Aldığı cezayla alakalı olarak, haksızlık yapıldığını ve yanlış anlaşıldığını savunan Dink, kararı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne götürdü.

2005 senesinde, Türkiye’de İnsan Hakları Derneği tarafından, “Ayşe Nur Zarakolu Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü”ne layık görülen Dink, 2006’da da, Alman Stern Dergisi Kurucusu Henri Nannen adına, dünya çapında tanınan “Düşünce Özgürlüğü ve Cesur Gazetecilik Ödülü”nü aldı.

Aynı sene Dink, 18 Kasım’da, Hollanda’da verilen, Pen Award’da “Fikir ve Düşünce Özgürlüğü” ve 24 Kasım’da da, Norveç’te, Bjornson’da, Ermeniler üzerine yaptığı çalışmalarıyla ‘İnsan Hakları Ödülü‘ gibi dünya çapında iki ayrı ödülün sahibi oldu.

Hrant Dink, yetimhaneden tanıştığı Rakel Yağbasan ile üniversite senelerında evlendi. Delal, Arat, Sera adlarında üç çocuğu oldu.

Çeşitli demokratik platformlarda ve sivil toplum örgütlerinde görev alan, Hrant Dink, 19 Ocak2007 tarihinde, İstanbul Şişli‘deki, Halaskargazi Caddesi üzerinde bulunan, yazılarını yazdığı Agos Gazetesi binasının önünde, öğle saatleri civarında, uğradığı silahlı saldırıda yaşamını kaybettirüldü.

Ölümünden önceki, 19 Ocak 2007 tarihli, “Ruh halimin güvercin tedirginliği” adlı son yazısında, “Türklüğü aşağılamak” suçlamasıyla hakkında verilen kararı eleştiren Dink, yoğun tehditler aldığını ve bu tehditler içerisinde Bursa‘dan kendisine gelen bir mektuba karşı bi hayli tedirgin olduğunu yazarak, Şişli Cumhuriyet Savcılığı‘na başvurduğunu fakat, bir sonuç alamadığını belirtmişti.

Ödülleri2005

İnsan Hakları DerneğiAyşe Nur Zarakolu Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü

2006

Alman Stern DergisiDüşünce Özgürlüğü ve Cesur Gazetecilik Ödülü

18 Kasım : “Pen Award fikir ve düşünce özgürlüğü ödülü

24 Kasım : “Bjornson İnsan Hakları Ödülü

Hrant Dink Cinayeti

Genel Yayın Yönetmenliği’ni yaptığı Agos Gazetesi binasının önünde vurularak yaşamını kaybettirülmesinin hemen sonrasında haber ajanslarının haberi geçmesiyle tüm ulusal ve birden çok yabancı televizyon kanalı, (CNN International, BBC World, Euronews vs..) haberi, yayınlarını keserek verdiler.

19 Ocak 2007 Cuma, cinayetin sonrasında, saat 16:41‘de basın mensuplarının karşısına çıkan başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şu sözlerle Hrant Dink’in yaşamını kaybettirüldüğünü açıkladı;

Bugün, öğle saatlerinden sonra, Agos gazetesi genel yayın yönetmeni, Hrant Dink, menfur bir suikast’a kurban gitmiştir. Hepimizi sarsan bu menfur cinayet sebebiyle üzüntümüz büyüktür. Karanlık eller, bir kez daha, hain emellerine ulaşabilmek için, ne yazık ki ülkemizi seçmiş ve İstanbul, Şişli’de bu cinayet işlenmiş, kan dökülmüştür. Açık söylüyorum, bu saldırı, Hrant Dink’in kişiyinda hepimize, millet olarak, birlik ve beraberliğimize, huzur ve istikrarımıza yapılmıştır. Özgür düşünceye, demokratik yaşamımıza kurşun sıkılmıştır. Herşeyden önce, ailesine, yakınlarına, basın ve düşünce dünyamıza, aziz milletimize baş sağlığı diliyorum.

Cinayetin 2 gün sonrasında, Ermeni konulu tartışmalarda akla gelen isimlerden olan, Nobel Ödülü sahibi yazarımız Orhan Pamuk basına şu açıklamayı yaptı;

Onun ölümünden hepimiz bir anlamda sorumluyuz. Ama başta 301. maddeyi savunanlar, hala onun kalmasını isteyenler Hrant Dink‘in ölümünden bence sorumludur. Onun hakkında kampanya yapanlar, bu kardeşimizi Türk düşmanı ilan edenler, onu hedef gösterenler, bu ölümden ilk olarak sorumludur.

Hrant Dink, açık sözlü, mert, düşündüğünü saklamayan bir insandır. Ama bu sebepten dolayı yaşamını kaybettirülmedi. Düşüncelerinden dolayı, devletimizce kabul edilmeyen düşüncelerinden dolayı yaşamını kaybettirüldü. Düşüncelerini kabul edemediğimiz bir insanı yaşamını kaybettirdük. Önce bunu hatırlayalım.

Yabancı Basından Alıntılar

New York Times: “Hem Türklerin, Hem Ermenilerin Tepkisini Çekmişti”

New York Times gazetesi, Hrant Dink’in soykırım hususundaki yorumları sebebiyle Türkiye’de büyük tepki çektiği fakat Ermeni soykırımının kabulünün Türkiye’nin AB kullanıcı hesabı için bir şart olmaması gerektiği sözleri sebebiyle de bazı Ermenileri kızdırdığını yazdı. Haberde, Dink’in yalnızca bir editör ve köşe yazarı değil bunun yanında Türkiye’deki Ermenilerin sesi olduğu vurgulandı. Haberde bu cinayetin de Türkiye’deki faili meçhuller listesine girmesinden korkulduğu kayıt edildi.

Los Angeles Times: “Dink Katledildi”

Los Angeles Times gazetesi, Dink’in yaşamını kaybettirülmesini, “Ermeni soykırımının tanınması hususunda yetkililerle çatışmaya giren Hrant Dink, kalabalık bir sokakta vurulduö şeklinde açıkladı. Haberde, cinayetin sonrasında fazlasıyla insanın Taksim meydanında toplanarak saldırıyı protesto ettiği belirtildi.

International Herald Tribune: “Türk-Ermeni Editör Katledildi”

International Herald Tribune gazetesi de “Türkiye’de en iyi bilinen Ermenice gazetenin karizmatik editörü, İstanbul’un merkezindeki ofisinden çıkarken vurulduö şeklinde açıkladığu haberinde, Dink’in Türkiye’deki milliyetçiler tarafından çok fazla eleştirildiği kayıt edildi.

Independent: “Dink, Soykırımın 1.500.001’inci Kurbanı Oldu”

İngiltere’nin en saygın gazetelerinden Independent da Dink’in ölümünü, ünlü köşe yazarı Robert Fisk’in kaleminden açıkladı. Fisk makalesine, “Hrant Dink, dün Ermeni soykırımının 1 milyon 500 bin birinci kurbanı olduö şeklinde başladı. Dink’in Türk ve Ermeni toplumlar içerisinde bir diyalog kurmak istediği elde edilen makalede, fakat Ermeni asıllı gazetecinin, bunun bedelini başına sıkılan iki kurşunla ödediği belirtildi.

Times: “Tansiyonu Yükseltebilir”

İngiliz Times gazetesi de Dink’in, 301’inci maddeden yargılanan en üst düzey bireylerden biri olduğunu yazdı. Haberde, bu saldırının, Türkiye’de zaten Cumhurbaşkanlığı ve Kasım’daki genel seçimler yüzünden artan tansiyonu daha da arttırabileceği değerlendirmesi yapıldı.

Guardian: “Pek Çok Kez Yargılanmıştı”

Guardian gazetesi de Dink’in, Ermenilerin toplu ölümleri sebebiyle alakalı sözlerinden ötürü Türkiye’de birden fazla kez yargılandığını dile getirdi. Haberde, Dink’in bundan öncekilerde de kendisini vatan haini olarak görenlerden ölüm tehditleri aldığı vurgulandı.

Financial Times: “Dink Öldürüldü”

Financial Times gazetesi de Dink’in Türkiye’de Ermeni hadiselerinın konuşulması hususunda mühim bir tabuyu yıktığını kaydetti. Haberde, Dink’in ofisi önündeki saldırı esnasında yaşamını kaybettiğü belirtildi.

El Pais: “Ankara‘nın AB’ye Yakınlaşmasını Sabote Etti”

İspanyol El Pais gazetesi, Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayeti ile alakalı olarak, “Gazeteci Dink’in ölümü, Ankara’nın AB’ye yakınlaşmasını sabote etti” yorumunda bulundu.

Cinayeti birinci sayfadan, “Türk milliyetçiliğine karşı gelen gazeteci İstanbul’da kurşunlanarak yaşamını kaybettirüldü” başlığıyla duyuran gazete, Türkiye’nin sözde Ermeni soykırımıyla alakalı “gerçekleri” artık kabul etmesi gerektiğini savundu.

Sağ görüşlü La Razon gazetesi de “Ermeni olayının en büyük savunucusu yaşamını kaybettirüldü” başlığıyla verdiği haberde, Türkiye’nin Ermeni iddialarını kabul etmesi gerektiğini öne sürdü.

Haberde bunun bunun yanında, “Eğer Türkiye, Dink’in ölümünden dolayı Avrupa’ya doğru yolculuğunun kesilmesini istemiyorsa katilleri yakalamak zorunda” denildi.

ABC gazetesi de “AB, katliamlarla alakalı Türkiye’ye ifade özgürlüğüne saygı göstermesi gerektiğini söylerken, Dink’in yaşamını kaybettirülmesi sistemdeki kötü kişileri gün ışığına çıkardı” iddiasında bulundu.

İspanyol televizyonları da gazeteci Dink’in yaşamını kaybettirülmesini “Türkiye’nin AB’ye doğru ilerleyişinde geri adıma neden olan bir saldırı olarak” yorumladı.

Le Figaro: “Türkiye’deki Ermenilerin Sesine Suikast”

Fransa’da çıkan siyasi gazeteler, Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetini “Türkiye’deki Ermenilerin sesine yönelik suikast” olarak yorumladı.

Liberation ve Le Figaro gazetesi, “Türkiye’deki Ermenilerin sesine suikast başlığıyla” verdikleri haberlerde, “cinayetin sorumlularının aşırı sağcılar olduğundan şüphe edildiği” şeklinde yorumlara yer verdi.

“Hrant Dink’in Türk-Ermeni uzlaşması için mücadele ettiğini” yazan Le Figaro gazetesi, Dink’in avukatı Fethiye Çetin’in, Türkiye’nin AB kullanıcı hesabıne karşı çıkan güçlere yönelik suçlamalarını ön plana çıkardı.

Liberation gazetesi Dink’in uzlaşı ve diyalog yolundaki mücadelesine de geniş yer verdi.

Zanlının Yakalanması

Cinayetin bir kaç saat sonrasında basına dağıtılan sokak güvenlik kamerası görüntüleri ve telefon numaraları, tüm ulusal televizyon, gazete ve internet sitelerinde yayınlandı. İhbar hattına kısa bir sürede çeşitli illerden 230’u aşkın telefon geldi. Trabzon‘dan gelen ihbar telefonlarından birinde, görüntülerdeki birinin oğlu olduğunu söyleyen birinin verdiği bilgiler dikkate alınarak, istihbarat birimlerine ulaştırıldı. 20 Ocak 2007 Cumartesi gecesi 23:00‘de, cinayetin 32 saat sonrasında, sonradan suçu işlediğini kabul edecek olan Ogün Samast, Samsun Otogar’ında, İstanbul’dan Trabzona gitmekte olan 34 JAZ 53 plakalı Metro Turizm otobüsünün 21 numaralı koltuğunda yakalanarak istanbul’a getirildi.

Ogün Samast, yakayı ele verdikdan sonra verdiği ifadesinde şunları dile getirdi;

Trabzon’da Yasin Hayal’ın gözetiminde atış ve spor talimi yaptım. 15-17 yaş grubunda 10 çocuk içerisinde iyi silah tuttuğum ve hızlı koştuğum için bu vazifeye ben seçildim. İstanbul’a giderken Aslan İskender, cebime 180 YTL koydu. Cinayet silahını Yasin Hayal verdi, ’Gazan mübarek olsun’ diyerek uğurladı.

17 Ocak Çarşamba günü Trabzon’dan İstanbul’a hareket ettim. Perşembe günü öğle saatlerinden sonra Esenler Otogarı’na vardım. Geceyi terminalde geçirdim, Cuma sabahı otobüsle Şişli’ye gittim. Agos Gazetesi’ne gidip Hrant Dink’le görüşmek istedim, fakat görüşemedim. Cuma namazı yaklaşmıştı. Şişli Camii’ne gidip cuma namazını kıldıktan sonra yeniden gazetenin önüne gittim. Hrant Dink, binadan çıkıp bir bankaya girdi. Bankadan çıkıp gazeteye giderken beni görünce irkildi. 10 dakika sonra yine gazeteden çıktı. Arkasından yanaştım ve 1 metre mesafeden peş peşe ateş ettim. Pişman değilim, bugün yine yaparım.

Türkiye ve Gazeteci Cinayetleri

Hrant Dink, 1909 senesinden beri, Türkiye’de suikast düzenlenerek yaşamını kaybettirülen, 62. gazetecidir.

Bu bireyler içerisinde, 1 Şubat1979‘da Nişantaşı‘nda trafikte yavaşlayan arabasına yanaşan, Mehmet Ali Ağca tarafından yaşamını kaybettirülen Abdi İpekçi, 7 Mart 1990’da işine giderken, şöförüyle beraber yaşamını kaybettirülen Çetin Emeç, 4 Eylül 1990’da vurularak yaşamını kaybettirülen Turan Dursun, 24 Ocak1993‘de arabasına konan bomba sonucu yaşamını yitiren Uğur Mumcu ve 21 Ekim1999‘da Ankara‘da evinin önünde uğradığı bombalı saldırı sonucu yaşamını kaybeden, Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı gibi mühim isimler bulunmaktadır.

Bknz.: Türkiye ve Öldürülen Gazeteciler
Kaynak:Bilgisayfam.net

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün